
Türkiye’de görev yapan öğretmenler olarak sorumluluğumuzun bu ülkenin insanlarıyla sınırlı olmadığının da farkındayız. Biz büyük bir milletin evlatlarıyız ve atalarımızdan kalan büyük bir medeniyet mirasına sahibiz.
Zamanımızda dünyada çok önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Dünya güç dengelerinin yeniden konumlandığı, medeniyetlerin birbirine üstünlük sağlamak için yarıştığı bir çağda yaşamaktayız. Bu yarışı, insan ve insanlık eğitimini daha iyi gerçekleştiren milletler ve medeniyetler kazanacaktır. İnsanoğluna bireysel mutluluğun ve toplumsal barışın anahtarını sunacak olan medeniyet projelerinin daha başarılı olacağında hiç şüphe yoktur. Bugün, iyilik, doğruluk, yardımlaşma, merhamet ve adalet gibi değerleri yaşatacak, insan hak ve hürriyetlerine sahip çıkacak, sömürgeci emelleri olmayan bir medeniyete daha fazla ihtiyaç vardır. Bu medeniyet projesi bize hiç de yabancı değildir. Atalarımızın tarihte başarıyla uyguladıkları bu medeniyeti yeniden hayata geçirme fırsatı bizim elimizdedir. Mesleğimizi sadece ders konularını işlemekle sınırlı tutamayız. Öğrencilerimizin ufkunu açacak, milletimizin, tarihi, kültürel ve medeniyet birikimlerini tanımasını sağlayacak etkinlikler üretmeliyiz. Vatanını, milletini seven, tarih ve kültürünü tanıyan, sahip olduğu zenginliklerin farkında olan ve kendine güvenen nesiller yetiştirmek bizim en önemli hedefimiz olmalıdır. Biz öğretmenler bunu başarabileceğimize inanıyoruz.
